Kişisel veri, yapay zeka, idare ve temel haklar üzerine bağımsız hukuki yazılar
Anayasa Mahkemesi · AİHM başvurusu · başvuru süresi

AYM ve AİHM'e Bireysel Başvuru: İki Yolun Farkı, Süreler, 2026 Harcı ve Kabul Edilebilirlik

Türkiye'de Anayasa Mahkemesi ve AİHM başvuruları alternatif değil, ardışık iki yoldur. Yazı, koruma alanını, 30 gün ve 4 aylık süreleri, 2026 yılı harcını, UYAP üzerinden elektronik başvuruyu ve kabul edilebilirlik eşiğini AİHM'in Hasan Uzun ve S.B. kararları ile Anayasa Mahkemesinin K.V. kararı üzerinden karşılaştırıyor.

Taş sütunlar arasında yükselen anıtsal merdiven
Taş sütunlar arasında yükselen anıtsal merdiven

Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) başvuru çoğu zaman "iki seçenek" gibi anlatılır. Oysa Türkiye bakımından iki yol birbirinin alternatifi değil, ardışık iki halkadır: 23 Eylül 2012'den sonra kesinleşen kararlarda AİHM'e gitmenin ön şartı, Anayasa Mahkemesi yolunun süresinde ve usulüne uygun tüketilmesidir. Birinci halkada yapılan bir süre hatası, ikinci halkayı da kapatır.

Bu yazıda iki yolun koruma alanını, sürelerini, 2026 yılı harcını ve kabul edilebilirlik ölçütlerini, AİHM'in ve Anayasa Mahkemesinin tam metnini okuduğum üç kararı üzerinden karşılaştırıyorum. İdari yargıdaki dava açma süreleri bu zincirin ilk halkasıdır ve İdari Dava Rehberi 2026 yazısında ayrıca ele alındı; alanın diğer yazılarına çalışma alanları sayfasından ulaşılabilir.

AYM ve AİHM'e bireysel başvuru: iki yol neden arka arkaya işler?

Anayasa'nın 148. maddesinin üçüncü fıkrası ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 45. maddesi, Anayasa Mahkemesine Anayasa'da güvence altına alınmış haklardan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Türkiye'nin taraf olduğu protokoller kapsamındaki herhangi birinin ihlali iddiasını inceleme yetkisi verir. AİHM ise Sözleşme'nin 35. maddesinin birinci fıkrası gereği ancak iç hukuk yolları tüketildikten sonra başvuru kabul eder.

İki hükmün nasıl birleştiğini AİHM, Hasan Uzun/Türkiye (k.k.), B. No. 10755/13, 30.04.2013 kararında belirledi. Mahkeme, yeni yolun ulaşılabilirliğini, usulünü ve Anayasa Mahkemesine tanınan giderim yetkilerini inceledikten sonra şu sonuca vardı: "Dolayısıyla mağdur olduğunu düşünen bir kişi bu koruma ile ilgili başvuru yollarını kullanmalıdır." Başvuru, iç hukuk yolları tüketilmediği için kabul edilemez bulundu. Aynı kararda AİHM bir kayıt da düştü: "Mahkeme, Anayasa Mahkemesi içtihadının, kendi içtihadı ile tutarlılığını inceleme hakkını saklı tuttuğunu belirtmektedir."

Bu iki cümle uygulamanın iskeletini oluşturuyor. Anayasa Mahkemesi ilk ve zorunlu denetim yeri; AİHM ise Anayasa Mahkemesinin kararını da denetleyebilen son halka. Başvurucu bakımından sonuç şu: AİHM'e taşınması düşünülen her şikayet, en azından özü itibarıyla Anayasa Mahkemesi önünde de ileri sürülmüş olmalıdır.

Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru şartları: konu, sıfat ve tüketme

Anayasa Mahkemesi önündeki yolun sınırları 6216 sayılı Kanun'un 45 ve 46. maddelerinde çiziliyor. Uygulamada en sık karşılaşılan şartlar şunlar:

  • Ortak koruma alanı: İhlal iddiası, hem Anayasa'da hem Sözleşme ve Türkiye'nin taraf olduğu protokollerde korunan bir hakka ilişkin olmalıdır. Yalnız Anayasa'da yer alan, Sözleşme sisteminde karşılığı bulunmayan bir hak bireysel başvurunun konusu olamaz.

  • Tüketme: m.45/2 uyarınca "İhlale neden olduğu ileri sürülen işlem, eylem ya da ihmal için kanunda öngörülmüş idari ve yargısal başvuru yollarının tamamının bireysel başvuru yapılmadan önce tüketilmiş olması gerekir."

  • Doğrudan başvurulamayan işlemler: m.45/3'e göre yasama işlemleri ve düzenleyici idari işlemler aleyhine doğrudan başvuru yapılamaz; Anayasa Mahkemesi kararları ve Anayasa'nın yargı denetimi dışında bıraktığı işlemler de başvurunun konusu olamaz.

  • Başvurucu sıfatı: m.46 uyarınca ihlale yol açtığı ileri sürülen işlem, eylem ya da ihmal nedeniyle güncel ve kişisel bir hakkı doğrudan etkilenen kişi başvurabilir. Kamu tüzel kişileri başvuramaz; özel hukuk tüzel kişileri yalnız tüzel kişiliğe ait hakları için başvurabilir; yabancılar yalnız Türk vatandaşlarına tanınan haklar bakımından başvuramaz.

  • Zaman bakımından yetki: Kanun'un geçici 1. maddesinin sekizinci fıkrası gereği Anayasa Mahkemesi yalnız 23.09.2012'den sonra kesinleşen nihai işlem ve kararları inceler.

AİHM önündeki koşullar büyük ölçüde paraleldir; fark, AİHM'in Sözleşme'yi ve Türkiye'nin onayladığı protokolleri doğrudan uygulaması ve Anayasa Mahkemesinin kararını da iç hukukun son halkası olarak denetlemesidir.

Bireysel başvuru süresi: 30 gün, 15 gün ve AİHM'de 4 ay

Sürelerde iki sistem belirgin biçimde ayrışıyor. 6216 sayılı Kanun'un 47. maddesinin beşinci fıkrası şöyle:

"Bireysel başvurunun, başvuru yollarının tüketildiği tarihten; başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılması gerekir. Haklı bir mazereti nedeniyle süresi içinde başvuramayanlar, mazeretin kalktığı tarihten itibaren onbeş gün içinde ve mazeretlerini belgeleyen delillerle birlikte başvurabilirler."

AİHM tarafında ise 15 No.lu Protokol, Sözleşme'nin 35. maddesindeki altı aylık süreyi dört aya indirdi. Protokol 1 Ağustos 2021'de yürürlüğe girdi; geçiş dönemi sonunda dört aylık süre, nihai iç hukuk kararı 1 Şubat 2022 ve sonrasında verilen başvurulara uygulanıyor. Hasan Uzun kararının Türkçe çevirisinde Sözleşme metninin "altı aylık" süreyle aktarılması bu nedenle; karar Protokol öncesine ait.

Ölçüt

Anayasa Mahkemesi

AİHM

Başvuru süresi

30 gün (6216 s. K. m.47/5)

4 ay (AİHS m.35/1, 15 No.lu Protokol)

Mazeret

Mazeretin kalkmasından itibaren 15 gün

Süre kesin; istisnai durumlar dar yorumlanır

Sürenin başladığı karar

Olağan yolların tüketildiği karar

Nihai iç hukuk kararı (kural olarak Anayasa Mahkemesi kararı)

Eksik evrak

15 günü geçmemek üzere verilen süre (m.47/6)

Başvuru formunun ilk gönderimde eksiksiz olması beklenir

Harç

2026 için 6.024,10 TL

Harç yok

Otuz günün hangi günden başladığı, uygulamada en çok hak kaybına yol açan konu. AİHM, S.B./Türkiye (k.k.), B. No. 12405/15, 26.11.2019 kararında bu soruyu Anayasa Mahkemesi içtihadı üzerinden inceledi. Olayda Yargıtay kararı duruşmada açıklanmış, başvurucunun avukatı ancak birkaç hafta sonra kararın örneğini aldığını ileri sürmüş, Anayasa Mahkemesi ise süreyi açıklama tarihinden başlatarak başvuruyu süre aşımından reddetmişti. AİHM, Anayasa Mahkemesinin ceza yargılamalarında ilgilinin kararın içeriğinden haberdar olduğu tarihi esas alan içtihadını keyfi bulmadı ve şunu hatırlattı: "Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmak isteyenlerin bu konuya ilişkin öngörülen süreler ve usuller içinde hareket etmeleri gerektiğini hatırlatmaktadır."

Kararın asıl uyarısı sonuç kısmında: AİHM, başvurunun Anayasa Mahkemesince süre aşımından reddedilmesinin "başvuranın kendi ihmalinden kaynaklandığı sonucuna varmaktadır" ve başvuruyu iç hukuk yollarının tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemez buldu. Başka bir deyişle, Anayasa Mahkemesinde kaçırılan otuz gün, Strazburg'daki dört ayı da anlamsız kılıyor. Ayrıca olağanüstü kanun yollarına (örneğin CMK m.308 itirazı) başvurulması sürenin başlangıcını ertelemiyor. Uygulamada 30 günlük süre hesabında kesin kararın öğrenildiği tarih esas alınıyor. Kesin kararın avukata tebliğ edilmesi durumunda avukat beş günlük e-tebligat süresinden önce tebligatı açmışsa süre tebligatın açıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar. Yine UYAP üzerinden kararın görüntülenmesi durumunda yine öğrenme tarihi görüntülenme tarihi olarak değerlendirdiği için süre bu tarihten itibaren başlamaktadır.

2026 harcı, başvuru formu ve UYAP üzerinden elektronik başvuru

6216 sayılı Kanun'un 47. maddesinin ikinci fıkrası bireysel başvuruyu harca tabi tutar. 2026 yılı için Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru harcı, 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (1) sayılı tarifenin A/I-4 sırası ve Seri No. 98 Harçlar Kanunu Genel Tebliği uyarınca 6.024,10 TL'dir. Ödeme gücü bulunmayan başvurucu adli yardım talep edebilir; Hasan Uzun kararında AİHM de harcın, adli yardım imkanı karşısında yolun ulaşılabilirliğini etkilemediğini kabul etmişti.

Dilekçenin içeriği m.47/3'te sayılıyor: başvurucunun ve temsilcisinin kimlik ve adres bilgileri, ihlal edildiği ileri sürülen hak ve dayanılan Anayasa hükümleri, ihlal gerekçeleri, başvuru yollarının tüketilmesine ilişkin aşamalar ve tarihler, varsa zarar. Dilekçeye deliller, ihlale yol açtığı ileri sürülen karar veya işlemin örneği ve harç makbuzu eklenmeli; vekil için vekaletname sunulmalıdır. Başvuru, Anayasa Mahkemesinin yayımladığı form kullanılarak yapılır.

Usuldeki en yeni değişiklik başvurunun yolu ile ilgili. Anayasa Mahkemesi Genel Kurulunun 3 Haziran 2025 tarihli kararıyla avukatların elektronik ortamda başvuru yapmasının önü açıldı; 1 Ekim 2025'ten itibaren başvurular UYAP Avukat Portalı üzerinden de alınıyor. İçtüzük'ün 63. maddesindeki diğer yollar (Mahkemeye doğrudan, mahkemeler, ceza infaz kurumları veya yurt dışı temsilcilikleri aracılığıyla) devam ediyor. Elektronik başvuruda, süre hesabı bakımından portala yükleme tarihinin kaydını saklamak iyi bir uygulama.

Bireysel başvuruda kabul edilebilirlik: "anayasal ve kişisel önem" ile "önemli zarar"

Her iki mahkeme de esasa girmeden eleme yapabilecek bir eşik tanıyor. AİHS'nin 35. maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi, başvurucunun "önemli bir zarar görmemiş" olmasını kabul edilemezlik nedeni sayar; insan haklarına saygı başvurunun esastan incelenmesini gerektiriyorsa bu neden uygulanmaz. 6216 sayılı Kanun'un 48. maddesinin ikinci fıkrası ise Anayasa Mahkemesine "Anayasanın uygulanması ve yorumlanması veya temel hakların kapsamının ve sınırlarının belirlenmesi açısından önem taşımayan ve başvurucunun önemli bir zarara uğramadığı" başvurular ile açıkça dayanaktan yoksun başvuruları kabul edilemez bulma yetkisi verir.

Ölçütün içeriğini Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, K.V., B. No. 2014/2293, 01.12.2016 kararında belirledi. Başvuru, toplamı 1.058,85 TL olan para cezası, harç ve vekalet ücretine ilişkindi. Genel Kurul önce iki koşulun ayrı ayrı arandığını vurguladı: Kanun metnindeki "ve" bağlacı nedeniyle başvurunun kabul edilemez bulunabilmesi için "anılan iki koşulun birlikte bulunması gerekir." Kişisel önem bakımından ise ölçü nesneldir: "Somut olayda ortaya çıkan kişisel zararın önemli olup olmadığını başvurucunun subjektif algısı belirlemez." Mahkeme, benzer şikayetlerde yerleşik içtihat bulunduğunu ve uygulama farklılığının genel bir soruna işaret etmediğini tespit ederek başvuruyu anayasal ve kişisel önemden yoksunluk nedeniyle kabul edilemez buldu.

Uygulayıcı için çıkarılacak ders, başvuru formunda önem unsurunun gösterilmesidir. Genel Kurul, başvurucuların anayasal ve kişisel önemin varlığını gösterme konusundaki özeninin Mahkemenin değerlendirmesinde etkili olacağını açıkça belirtti. Küçük tutarlı uyuşmazlıklarda, sorunun yaygın bir uygulamaya mı yoksa Anayasa Mahkemesinin henüz yorumlamadığı bir meseleye mi ilişkin olduğu formda ayrıca anlatılmalıdır. Kabul edilemezlik kararları m.48/4 uyarınca kesindir.

Anayasa Mahkemesi kararından sonra AİHM'e başvuru: kontrol noktaları

Anayasa Mahkemesinin ihlal kararı, mahkeme kararından kaynaklanan ihlallerde m.50/2 uyarınca yeniden yargılama veya tazminat ile sonuçlanır. Ret veya kabul edilemezlik kararı alınmışsa AİHM yolu için şu noktalar kontrol edilmeli:

  1. Dört aylık süre: Süre, Anayasa Mahkemesi kararının öğrenildiği veya tebliğ edildiği tarihten itibaren hesaplanır; bu tarihin belgesi dosyada bulunmalıdır.

  2. Şikayetlerin örtüşmesi: AİHM'e taşınan her şikayet Anayasa Mahkemesi önünde de ileri sürülmüş olmalı. Anayasa Mahkemesinde dile getirilmeyen bir şikayet için iç hukuk yolu tüketilmiş sayılmaz.

  3. Anayasa Mahkemesindeki usul hataları: S.B. kararının gösterdiği gibi, Anayasa Mahkemesinde süre aşımı veya eksik evrak nedeniyle verilen ret, AİHM önünde tüketme şartının yerine getirilmediği sonucunu doğurabilir. Yani Anayasa mahkemesine başvuru için belirlenen 30 günlük süre aşıldığı için kabul edilemezlik kararı verilmişse bu durumda AİHM başvuru yolu tehlikeye girebilir. Süresi içinde iç hukuk yolunun tüketilmemesi sebebiyle AİHM başvurusu reddedilebilir.

  4. Formun eksiksizliği: AİHM İçtüzüğü'nün 47. maddesi, başvuru formunun tüm alanlarıyla ve ekleriyle doldurulmasını şart koşar; eksik form kayda alınmaz ve süre işlemeye devam eder.

Av. Yusuf Çolak · Karabük Barosu · 1 Ekim 2026. Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut bir olaya ilişkin hukuki görüş niteliği taşımaz. Harç tutarı 2026 yılı için geçerlidir; süre ve usul kuralları yazının tarihindeki haliyle değerlendirilmiştir. AİHM kararlarından yapılan alıntılar Türkçe çevirilerden alınmıştır; Hasan Uzun kararının çevirisi Adalet Bakanlığına ait gayriresmi çeviridir.

Sıkça sorulan sorular

Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru süresi ne kadar?

Bireysel başvuru, başvuru yollarının tüketildiği tarihten, başvuru yolu öngörülmemişse ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılmalıdır (6216 sayılı Kanun m.47/5). Haklı bir mazeret nedeniyle süre kaçırılmışsa, mazeretin kalktığı tarihten itibaren on beş gün içinde ve mazereti belgeleyen delillerle başvurulabilir. Ceza yargılamalarında Anayasa Mahkemesi süreyi ilgilinin nihai kararın içeriğini öğrendiği tarihten başlatır; olağanüstü kanun yoluna başvurulması süreyi ertelemez.

AİHM'e başvurmadan önce Anayasa Mahkemesine başvurmak zorunlu mu?

Evet. 23 Eylül 2012'den sonra kesinleşen kararlar bakımından AİHM, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruyu tüketilmesi gereken etkili bir iç hukuk yolu sayar. Hasan Uzun/Türkiye (30.04.2013) kararında, Anayasa Mahkemesine başvurmadan doğrudan AİHM'e gelen başvuru iç hukuk yolları tüketilmediği için kabul edilemez bulundu. Anayasa Mahkemesine süresi geçtikten sonra yapılan başvuru da S.B./Türkiye kararında olduğu gibi tüketme şartını karşılamaz.

AİHM'e başvuru süresi altı ay mı, dört ay mı?

Dört aydır. 15 No.lu Protokol, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 35. maddesindeki altı aylık süreyi dört aya indirdi. Protokol 1 Ağustos 2021'de yürürlüğe girdi ve dört aylık süre, nihai iç hukuk kararı 1 Şubat 2022 ve sonrasında verilen başvurulara uygulanıyor. Türkiye bakımından nihai iç hukuk kararı kural olarak Anayasa Mahkemesinin bireysel başvuru kararıdır; süre bu kararın öğrenilmesinden itibaren hesaplanır.

2026 yılında Anayasa Mahkemesi bireysel başvuru harcı ne kadar?

2026 yılı için bireysel başvuru harcı 6.024,10 TL'dir. Tutar, 492 sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (1) sayılı tarifenin A/I-4 sırası ve Seri No. 98 Harçlar Kanunu Genel Tebliği ile belirlendi. Harcın ödendiğine dair belge başvuru dilekçesine eklenmelidir (6216 sayılı Kanun m.47/3). Ödeme gücü bulunmayan başvurucu adli yardım talep edebilir. AİHM'e başvuru ise harca tabi değildir.

Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru elektronik ortamda yapılabilir mi?

Evet, avukatlar için yapılabilir. Anayasa Mahkemesi Genel Kurulunun 3 Haziran 2025 tarihli kararı üzerine 1 Ekim 2025'ten itibaren bireysel başvurular UYAP Avukat Portalı üzerinden de alınıyor. Mahkemeye doğrudan başvuru ile mahkemeler, ceza infaz kurumları veya yurt dışı temsilcilikleri aracılığıyla başvuru imkanı da devam ediyor.

Anayasal ve kişisel önemden yoksunluk ne anlama gelir?

6216 sayılı Kanun'un 48. maddesinin ikinci fıkrasına göre Anayasa Mahkemesi, Anayasa'nın uygulanması ve yorumlanması açısından önem taşımayan ve başvurucunun önemli bir zarara uğramadığı başvuruları kabul edilemez bulabilir. Genel Kurul, K.V. (B. No. 2014/2293, 01.12.2016) kararında bu iki koşulun birlikte aranacağını ve zararın önemini başvurucunun öznel algısının değil, nesnel verilerin belirleyeceğini açıkladı.

Av. Yusuf Çolak

KVKK, yapay zeka hukuku, idare hukuku ile AYM ve AİHM bireysel başvuruları alanlarında çalışıyor. Bu sitede kararları ve gelişmeleri sade bir dille yazıyor.

Hakkımda → · İletişim →

Bülten

Ayda iki kez, gürültüsüz bir hukuk özeti.

KVKK Kurul kararları, yapay zeka düzenlemeleri, AYM ve AİHM'den seçilmiş kararlar. Uzun uzun değil; ne değişti, sizi nasıl etkiler.