Kişisel veri, yapay zeka, idare ve temel haklar üzerine bağımsız hukuki yazılar
Yapay zeka hukuku · kanun teklifi · TBMM komisyon raporu

Türkiye'de Yapay Zeka Hukuku 2026: Üç Kanun Teklifi, TBMM Komisyon Raporu ve Eylem Planı

Türkiye'de yapay zekaya özgü bir kanun henüz yok; ancak TBMM'de üç kanun teklifi, 260 sıra sayılı Komisyon Raporu ve 2026/9 sayılı Genelge ile yürürlüğe giren Eylem Planı var. Yazı, teklifleri TBMM metinlerinden karşılaştırıyor, AYM'nin 5651 kararı ışığında belirlilik sorununu tartışıyor ve kanun beklenirken uygulanan kuralları gösteriyor.

Boş bir meclis salonunda sıralar ve başkanlık kürsüsü
Boş bir meclis salonunda sıralar ve başkanlık kürsüsü

Türkiye'de yapay zekaya özgü, yürürlükte bir kanun hala yok. Buna karşın tablo boş da değil: TBMM'de üç ayrı kanun teklifi bekliyor, Meclis Araştırması Komisyonu Mart 2026'da 923 sayfalık bir rapor yayımladı, Ağustos 2026'da da Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı (2026-2030) bir Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile yürürlüğe kondu. Metinler aynı yöne bakmıyor. Tekliflerin ağırlığı ceza ve erişim engeli hükümlerinde; raporun ağırlığı ise çerçeve kanun, kurumsal yapı ve etki analizinde.

Bu yazıda üç teklifi TBMM'deki metinlerinden karşılaştırıyor, raporun hukuki önerilerini ve Eylem Planının hukuki niteliğini değerlendiriyor, kanun beklenirken bugün uygulanan kuralları gösteriyorum. Alanın diğer yazılarına çalışma alanları sayfasından ulaşılabilir.

Türkiye'de yapay zeka hukuku bugün hangi metinlerden oluşuyor?

Türkiye'de yapay zeka hukuku, bugün için tek bir kanundan değil, yapay zekaya da uygulanan genel kanunlardan ve henüz bağlayıcı olmayan politika belgelerinden oluşuyor. Yürürlükteki çekirdek, kişisel veriler, internet yayınları, siber güvenlik, fikri haklar ve ceza hukuku kurallarıdır; teklifler, rapor ve Eylem Planı ise bu çekirdeğin nasıl genişleyeceğine dair sinyal niteliğinde.

Pratikte bir meslektaşın önüne gelen yapay zeka uyuşmazlığında başvurulacak metinler şunlar:

Üç kanun teklifi: çerçeve kanun mu, mevcut kanunlara ek mi?

Üç teklif, yapay zekayı düzenlemenin iki farklı yolunu temsil ediyor. İlki AB modeline yakın, müstakil bir çerçeve kanun öneriyor. Diğer ikisi yeni bir kanun yerine mevcut kanunlara hüküm eklemeyi seçiyor. Aşağıdaki değerlendirme, tekliflerin TBMM'deki imzalı metinlerine dayanıyor.

2/2234: "Yapay Zeka Kanun Teklifi" (Haziran 2024)

Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu'nun verdiği ve TBMM Başkanlığınca 25.06.2024 tarihinde 2/2234 esas numarasıyla kaydedilen teklif sekiz maddeden oluşuyor. Esas komisyon Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu, tali komisyon Adalet Komisyonu.

Teklif sağlayıcı, dağıtıcı, kullanıcı, ithalatçı ve distribütörü "yapay zeka operatörü" başlığında topluyor; güvenlik, şeffaflık, adillik, hesap verebilirlik ve gizlilik ilkelerini sayıyor; yüksek riskli sistemlerin "ilgili denetim makamlarına" kaydını ve uygunluk değerlendirmesini öngörüyor. Yaptırım maddesi AB Yapay Zeka Tüzüğünün kademeli yapısını izliyor: yasaklanan uygulamalar için 35 milyon TL veya yıllık cironun yüzde 7'si, yükümlülük ihlali için 15 milyon TL veya yüzde 3, yanlış bilgi için 7,5 milyon TL veya yüzde 1,5'e kadar para cezası.

Sorun şurada: metin hangi uygulamaların "yasaklandığını" saymıyor, "yüksek risk" kavramını tanımlamıyor ve cezayı verecek "denetim makamını" belirlemiyor. En ağır yaptırım, içeriği kanunda bulunmayan bir yasağa bağlanmış durumda.

2/3358: TCK ve dört kanunda değişiklik (Kasım 2025)

Kırıkkale Milletvekili Halil Öztürk'ün teklifi 07.11.2025'te TBMM Başkanlığına ulaştı ve 2/3358 esas numarasıyla Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonuna (tali: Adalet ve Dijital Mecralar) havale edildi. On bir maddelik metin şu değişiklikleri öneriyor:

  • 5651 sayılı Kanun'un 2. maddesine "yapay zeka sistemi" tanımı (ş bendi).
  • TCK m.125'e altıncı fıkra: yapay zeka sistemini suç sayılan bir fiile yönlendiren kullanıcı failidir; sistemin tasarımı veya eğitimi ile suçun işlenmesine imkan sağlayan geliştirici bakımından ceza yarı oranında artırılır.
  • 5651 m.8'e on sekizinci fıkra: kişilik haklarına aykırı, kamu güvenliğini tehdit eden veya deepfake ile üretilmiş içeriklerde erişim engelleme ve içerik kaldırma "6 saat içinde"; içerik sağlayıcı ile geliştirici müteselsilen sorumlu.
  • 6698 m.12'ye altıncı fıkra: veri setleri anonimlik, ayrımcılık yasağı ve meşruiyet ilkelerine uygun olmalı; ayrımcı veri seti kullanımı veri güvenliği ihlali sayılmalı.
  • 5809 m.6'ya bent: BTK'ya kamu düzenini veya seçim güvenliğini tehdit eden içerikte acil erişim engeli yetkisi, aykırılıkta 10 milyon TL'ye kadar idari para cezası.
  • 7545 m.7'ye fıkralar: eğitim verisinin şeffaflığı, içerik doğrulama, halüsinasyon kontrolü, insan onaylı denetim ve zafiyet testi yükümlülükleri; 5 milyon TL'ye kadar ceza.
  • 5651'e Ek Madde 5: deepfake içeriğe "Yapay Zeka Tarafından Üretilmiştir" etiketi zorunluluğu; 500.000-5.000.000 TL idari para cezası.

2/3404: 5651 sayılı Kanunda değişiklik (Aralık 2025)

Kayseri Milletvekili İsmail Özdemir'in 03.12.2025'te verdiği 2/3404 esas numaralı teklif Dijital Mecralar ve Adalet komisyonlarına havale edildi. Kapsamı en dar olan teklif bu: yalnız 5651 sayılı Kanun'a dokunuyor ve yapay zeka ile üretilen içeriğin internette yayılırken kullanıcıya görünür biçimde işaretlenmesini hedefliyor. Etiketleme fikri 2/3358 ile ortak; fark, ceza hukukuna ve diğer kanunlara uzanmaması.

Ölçüt2/22342/33582/3404
YöntemMüstakil çerçeve kanunBeş kanunda değişiklikYalnız 5651
Risk sınıflamasıVar, tanımsızYokYok
Ceza hukukuYokTCK m.125/6 önerisiYok
EtiketlemeYokDeepfake için zorunluYapay zeka içeriği için zorunlu
Yetkili kurumBelirsizBTK ve Siber Güvenlik Başkanlığı5651 düzeni

Tekliflerin belirlilik sorunu: AYM'nin 5651 kararı ne söylüyor?

Tekliflerin iki tanesi, yapay zeka riskini büyük ölçüde 5651 sayılı Kanun'un erişim engeli ve içerik çıkarma araçlarıyla yönetmeyi öneriyor. Bu tercih, Anayasa Mahkemesinin aynı araçlar hakkında yakın tarihte ne söylediği bilinmeden değerlendirilemez.

Anayasa Mahkemesi, 11.10.2023 tarihli ve E.2020/76, K.2023/172 sayılı kararında 5651 sayılı Kanun'un kişilik hakkı ihlallerinde erişim engelini düzenleyen 9. maddesini iptal etti. Mahkeme, kuralların kademeli bir müdahale yöntemi sunmadığını ve içeriğe erişimi süresiz engellediğini tespit ederek şu değerlendirmeyi yaptı: "Kurallar ile düzenlenen usul, internet ortamında bulunan zararlı içeriklerle diğer başka usullerle mücadele edilebildiği sürece başvurulmaması gereken bir yöntemdir." İptal hükmü, kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından dokuz ay sonra yürürlüğe girdi.

2/3358'deki "6 saat içinde erişim engelleme ve içerik kaldırma" hükmü tam da bu çizginin üzerinde duruyor. Kimin karar vereceği, içeriğin "kişilik haklarına aykırı" veya "deepfake" olduğunun hangi usulle tespit edileceği ve karara karşı hangi yola gidileceği metinde yok. Altı saatlik süre, ilgili kişinin itirazını fiilen anlamsız kılabilir. Bir siyasetçinin sesinin taklit edildiği iddia edilen bir video düşünelim: videonun gerçek mi sentetik mi olduğunu altı saatte kim, hangi teknik incelemeyle belirleyecek?

Ceza hukuku önerisinde de benzer bir sorun var. TCK m.125/6 önerisi geliştiricinin cezasını "sistemin tasarımı veya eğitimi ile bu suçların işlenmesine imkan sağlama" ölçütüne bağlıyor. Genel amaçlı bir dil modelinin geliştiricisi, bir kullanıcının modeli hakaret için kullanmasına "imkan sağlamış" sayılır mı? Kusur ve kast bağlantısı kurulmadan getirilen bu artırım, suçta ve cezada kanunilik ilkesiyle (AY m.38) gerilim içinde. Ayrıca teklifin 5651 m.8'e eklediği katalogda tehdit suçu için "madde 28" gösterilmiş; TCK m.28 ise tehdit suçunu değil, cebir ve tehdidin kusurluluğa etkisini düzenler. Komisyon aşamasında düzeltilmesi gereken bir atıf hatası.

2/2234'te ise sorun ters yönden geliyor: çerçeve iyi niyetli, ama en ağır para cezası tanımlanmamış bir yasağa bağlanmış. Ciroya dayalı cezanın, fiili önceden bilinebilir biçimde tanımlanmadan uygulanması aynı belirlilik itirazıyla karşılaşır.

TBMM Komisyon Raporu yapay zeka hukuku için ne öneriyor?

"Yapay Zekanın Kazanımlarına Yönelik Atılacak Adımların Belirlenmesi, Bu Alanda Hukuki Altyapının Oluşturulması ve Yapay Zeka Kullanımının Barındırdığı Risklerin Önlenmesine İlişkin Tedbirlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu", TBMM Genel Kurulunun 02.10.2024 tarihli birleşiminde kurulmaya karar verildi ve Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez başkanlığında çalıştı. 260 sıra sayılı rapor, önerilerini kısa (0-9 ay), orta (9-18 ay) ve uzun (18-36 ay) vadeli olarak bir tabloda topluyor. Yapay zeka hukuku bakımından öne çıkan öneriler şunlar:

  • Çerçeve kanun (öneri 27): mevcut düzenlemeleri kopyalamayan, esnek, ayrıntıyı ikincil mevzuata ve rehberlere bırakan bir Türkiye Yapay Zeka Kanunu; kanunla yapılması gereken diğer değişikliklerin de mümkün olduğunca bu kanunla yapılması.
  • Düzenleyici deneme alanları (öneri 28): yenilikçi uygulamaların kontrollü ortamda test edilmesi.
  • Ürün sorumluluğu (öneri 34): 7223 sayılı Ürün Güvenliği ve Teknik Düzenlemeler Kanunu'nun yazılımları ve yapay zeka sistemlerini kapsayacak şekilde güncellenmesi.
  • Ceza hukukunda temkin (öneri 35): ceza hukukunun "son çare" niteliği gözetilerek kısa vadede mevzuat değişikliği yerine etki analizine ağırlık verilmesi.
  • KVKK değişikliği (öneri 36): tamamen otomatik karar ve profillemede, sonucun olumlu ya da olumsuz olmasına bakılmaksızın insan müdahalesi talep etme ve itiraz hakkı; tasarımda mahremiyet; zorunlu veri koruma etki değerlendirmesi; model geliştirmede işlenen veriler için hukuki sebebin belirginleştirilmesi.
  • Telif (öneri 37): dönüştürücü kullanımlar için açık uçlu istisnalar ve yapay zeka çıktısında hak sahipliği belirsizliğinin giderilmesi.
  • 5651 (öneri 38): üretken yapay zeka çıktısını doğrudan internete sunan kişinin içerik sağlayıcı olarak sorumlu tutulması.
  • Kurumsal yapı (öneri 19): uzun vadede Türkiye Yapay Zeka Kurumu; kısa vadede ise TBMM'de kalıcı bir "Yapay Zeka, İleri Teknolojiler ve Yenilik Komisyonu" (öneri 18).
  • Avrupa Konseyi (öneri 6): Yapay Zeka Çerçeve Sözleşmesi'nin imzalanması hususunun küresel gelişmeler dikkate alınarak değerlendirilmesi.

İki nokta dikkat çekiyor. Birincisi, raporun ceza hukukuna yaklaşımı tekliflerle ters düşüyor: rapor kısa vadede ceza değişikliği yerine etki analizini öneriyor, 2/3358 ise doğrudan TCK m.125'e hüküm ekliyor. İkincisi, rapor Avrupa Konseyi sözleşmesi için "onay" değil, imzanın "değerlendirilmesini" öneriyor. Kamuoyunda "onaylanması önerildi" diye aktarılan bu öneri, metinde daha temkinli.

Telif tarafında da benzer bir ayrışma var. Halil Öztürk'ün 11.03.2026 tarihli, 2/3634 esas numaralı FSEK değişikliği teklifi, önerilen 42/D maddesiyle Türkiye'de kullanıma sunulan yapay zeka sistemlerinin eğitimi için eserlerin veri madenciliğine tabi tutulmasını "uygun bedel karşılığında lisansa" bağlıyor ve yapay zekaya özgü bir ortak lisanslama birliği öngörüyor. Rapor istisna yönünde, teklif lisans yönünde. Hangisinin kanunlaşacağı, model geliştiren şirketler kadar yayıncı ve sanatçı meslek birliklerini de doğrudan ilgilendiriyor.

Eylem Planı ve 2026/9 sayılı Genelge bağlayıcı mı?

Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı (2026-2030), 18 Ağustos 2026 tarihli ve 33344 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 17 Ağustos 2026 tarihli ve 2026/9 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile yürürlüğe kondu. Genelge, planın Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının koordinasyonunda hazırlandığını, insan odaklılık, güvenilirlik, etik sorumluluk, dijital egemenlik ve sürdürülebilir kalkınma ilkelerine dayandığını ve "Fark Et, İstifade Et, Üret ve Yönet" ilkeleri üzerine kurulduğunu belirtiyor; kamu kurum ve kuruluşlarından plandaki görevleri yerine getirmelerini istiyor.

Hukuki niteliği bakımından Genelge, idarenin iç düzenine yönelik bir talimattır. Özel hukuk kişilerine doğrudan yükümlülük getirmez, yaptırım öngörmez. Planın hukuk alanındaki karşılığı, dört eksene dağılan eylemler arasında yer alan "düzenleyici ortam ve hukuki çerçeve", "hukuki öngörülebilirlik" ve "düzenleyici deney alanları" başlıklarıdır. Bunlar, Komisyon Raporunun çerçeve kanun ve deneme alanı önerileriyle aynı yöne işaret ediyor. Bağlayıcı sonuç ise ancak kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya yönetmelikle doğacak; şirketler bakımından ilk somut etki muhtemelen kamu alımlarındaki teknik şartnamelerde görülecek.

Kanun çıkana kadar yapay zeka hukuku nasıl uygulanıyor?

Kanun yokluğu, hukuki boşluk anlamına gelmiyor. Yapay zeka sistemleri kişisel veri işlediği ölçüde 6698 sayılı Kanun'un tamamına tabi. Kanun'un 11. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi, ilgili kişiye "işlenen verilerin münhasıran otomatik sistemler vasıtasıyla analiz edilmesi suretiyle kişinin kendisi aleyhine bir sonucun ortaya çıkmasına itiraz etme" hakkını zaten tanıyor. Komisyon raporunun önerisi bu hakkı genişletmek; hakkın kendisi bugün de kullanılabilir.

İdari yargı da biyometrik ve otomatik sistemlerde ölçülülük denetimini fiilen yapıyor. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, 05.11.2024 tarihli ve E.2024/225, K.2024/2625 sayılı kararında, bir kamu kuruluşunun personelin mesai takibi için avuç içi damar okuyucu sistemi kurmasına ilişkin işlemi iptal eden Danıştay Onikinci Dairesi kararını oyçokluğuyla onadı. Kurulun onadığı Daire gerekçesine göre, özel nitelikli verinin işlenmesi ilgili kişinin iznine dayansa bile "açık rıza verilmiş olması aşırı miktarda veri toplanmasını meşrulaştırmayacağından" mesai takibinde biyometrik yönteme başvurulması "işlendikleri amaçla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü olma" ilkesine aykırıdır.

Karar yapay zekayı adıyla anmıyor. Ancak yüz tanıma, ses tanıma veya davranışsal analiz kullanan her sistem için verilecek cevabın iskeletini kuruyor: teknik imkan, hukuki gerekliliği kanıtlamaz; daha az müdahaleci bir yöntem varsa ölçülülük testi aşılamaz. Kurul kararlarındaki paralel yaklaşım için KVKK 2026: Yeni İlke Kararları, Güncel Cezalar ve Uyum Rehberi başlıklı yazıma bakılabilir.

Siber güvenlik boyutunda da durum benzer. 2/3358'in 7545 m.7'ye eklemek istediği yükümlülüklerin genel çerçevesi, tedbir alma ve zafiyet bildirimi olarak Kanun'un mevcut 7. maddesinde zaten bulunuyor; ayrıntısı Siber Güvenlik Kanunu (7545) rehberinde ele alındı. Avukatlar için ayrıca KVKK'nın 22 Eylül 2026'da yayımladığı uygulama rehberi, üretken yapay zeka araçlarının kullanımını ayrı bir başlık olarak ele alıyor.

Yapay zeka hukuku 2027'ye girerken neyi izlemeli?

Önümüzdeki dönem için izlenmesi gereken dört başlık var:

  1. Teklif mi, tasarı niteliğinde yeni metin mi? Komisyon Raporu ve Eylem Planı çerçeve kanunu işaret ediyor; mevcut üç teklif ise bu çerçeveyle örtüşmüyor. Raporun önerdiği çerçeve kanunun mevcut tekliflerden biri üzerinden mi, yoksa yeni bir metinle mi geleceği, sürecin ilk göstergesi olacak.
  2. Yetkili kurum: BTK, Siber Güvenlik Başkanlığı, KVKK ve önerilen Yapay Zeka Kurumu arasındaki yetki paylaşımı henüz belirsiz. Denetim ve yaptırım yetkisinin kime verileceği, uygulamanın niteliğini belirleyecek.
  3. 5651 çizgisi: deepfake ve etiketleme hükümleri kanunlaşırsa, AYM'nin E.2020/76 kararındaki kademeli müdahale ve usul güvencesi ölçütleri yeniden gündeme gelecek.
  4. KVKK değişikliği: otomatik karar alma ve profilleme hakkının genişletilmesi, yapay zeka hukukunun en hızlı somutlaşabilecek parçası.

Kısa vadede beklenmesi gereken, tek seferde kapsamlı bir kanundan çok parça parça değişikliklerdir. Bu da uygulayıcının her yeni hükmü mevcut kanunlarla birlikte okumasını gerektiriyor.

Av. Yusuf Çolak · Karabük Barosu · 29 Eylül 2026. Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; somut bir olaya ilişkin hukuki görüş niteliği taşımaz. Kanun teklifleri TBMM sürecinde değişebilir; metinler yazının tarihindeki haliyle değerlendirilmiştir.

Sıkça sorulan sorular

Türkiye'de yapay zeka kanunu var mı?

Hayır, Türkiye'de yapay zekaya özgü ve yürürlükte bir kanun yok. Yapay zeka sistemlerine bugün 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, 5651 sayılı Kanun, 7545 sayılı Siber Güvenlik Kanunu, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ve Türk Ceza Kanunu gibi genel kanunlar uygulanıyor. TBMM'de 2/2234, 2/3358 ve 2/3404 esas numaralı üç teklif bulunuyor; ancak yazının tarihi itibarıyla hiçbiri kanunlaşmadı.

TBMM'deki yapay zeka kanun teklifleri neyi düzenliyor?

Teklifler iki farklı yol izliyor. 2/2234 sayılı teklif AB modeline yakın, risk temelli ve ciroya dayalı cezalar öngören müstakil bir çerçeve kanun öneriyor. 2/3358 sayılı teklif TCK, 5651, 6698, 5809 ve 7545 sayılı kanunlara hüküm ekliyor; deepfake içeriğe etiket ve altı saatte erişim engeli getiriyor. 2/3404 sayılı teklif ise yalnız 5651 sayılı Kanun üzerinden yapay zeka içeriğinin işaretlenmesini hedefliyor.

TBMM Yapay Zeka Araştırma Komisyonu raporu ne öneriyor?

Rapor, ayrıntıyı ikincil mevzuata bırakan esnek bir çerçeve Türkiye Yapay Zeka Kanunu öneriyor. Bunun yanında düzenleyici deneme alanları, ürün sorumluluğu mevzuatının yazılımları kapsayacak şekilde güncellenmesi, KVKK'da otomatik karara itiraz hakkının genişletilmesi ve uzun vadede bir Türkiye Yapay Zeka Kurumu kurulması öneriliyor. Ceza hukukunda ise kısa vadede değişiklik yerine etki analizi yapılmasını tavsiye ediyor.

Yapay Zeka Eylem Planı 2026-2030 şirketler için bağlayıcı mı?

Hayır, doğrudan bağlayıcı değil. Eylem Planı, 18 Ağustos 2026 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 2026/9 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile yürürlüğe kondu ve kamu kurum ve kuruluşlarına görev veriyor. Özel hukuk kişilerine yükümlülük veya yaptırım getirmiyor. Şirketler için bağlayıcı sonuçlar ancak plan doğrultusunda çıkarılacak kanun, yönetmelik ya da kamu alımı şartnameleriyle doğabilir.

Yapay zekanın verdiği otomatik karara itiraz edilebilir mi?

Evet. 6698 sayılı Kanun'un 11. maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi, işlenen verilerin münhasıran otomatik sistemlerle analiz edilmesi sonucunda kişinin aleyhine bir sonuç çıkmasına itiraz etme hakkı tanıyor. Başvuru önce veri sorumlusuna yapılır, sonuç alınamazsa Kişisel Verileri Koruma Kuruluna şikayet yoluna gidilebilir. TBMM Komisyon Raporu bu hakkın, sonucun olumlu ya da olumsuz olmasına bakılmaksızın genişletilmesini öneriyor.

Deepfake içerikler için etiketleme zorunluluğu var mı?

Hayır, bugün yürürlükte genel bir etiketleme zorunluluğu yok. Zorunluluk, TBMM'de bekleyen tekliflerde öneriliyor: 2/3358 sayılı teklif deepfake içeriğin 'Yapay Zeka Tarafından Üretilmiştir' ibaresiyle etiketlenmesini ve aykırılıkta 500.000 ile 5.000.000 TL arasında idari para cezasını öngörüyor. 2/3404 sayılı teklif de 5651 sayılı Kanun üzerinden benzer bir işaretleme yükümlülüğü hedefliyor.

Av. Yusuf Çolak

KVKK, yapay zeka hukuku, idare hukuku ile AYM ve AİHM bireysel başvuruları alanlarında çalışıyor. Bu sitede kararları ve gelişmeleri sade bir dille yazıyor.

Hakkımda → · İletişim →

Bülten

Ayda iki kez, gürültüsüz bir hukuk özeti.

KVKK Kurul kararları, yapay zeka düzenlemeleri, AYM ve AİHM'den seçilmiş kararlar. Uzun uzun değil; ne değişti, sizi nasıl etkiler.